MACAHEL SON 2 GUN: DOYAMADIGIMIZ MANZARALAR ve VAMPIR

| 58 görseller

Birbirine çok benzeyen, tekrarlayan fotoğraflar umarım bakanları sıkmamıştır. Buradaki manzaraların fotoğrafını çekmeye doyamıyor insan. Yedi gün boyunca parmağım deklanşöre yapıştı diyebilirim. Etrafımda Monet tabloları görüyordum adeta…

Dönüşten bir gün önce, kedilerim Zeytin ve Peynir’i bıraktığım pansiyonu arayıp ta, kızım Peynir’in bunalıma girip oradaki bütün kedileri patakladığını duyunca kaçan keyfimi, Efeler Köyü merkezinde çay ocağında içtiğimiz muhteşem çaylar biraz yerine getirdi. Çayocağında otururken bir an çok güzel bir yanal ışık geldi. Çerkes Karadağ Portre Atölyesi’nden hatırladığım tekniklerden aklımda kalanlarla, Rembrant ışığıyla portreler çektim!

Burada Kenan’ın çocukluğunda gittiği Efeler İlkokulu’nu da gördük. Okul artık kullanılmıyormuş, çocuklar Camili Köyü’ndeki Pansiyonlu İlköğretim Okulu’na gidiyorlarmış. Pencereden içeri baktığımızda içimiz cız etti doğrusu. Kullanımdayken daha iyi durumda mıydı bilmiyorum ama, kütüklerden yapılmış sıraların üzerinde miniklerin pek te rahat bir okul hayatı geçirmedikleri belliydi.

Son günümüzde kahvatımızı edip yola koyulmadan önce, Kenan’ın annesi Fatma Teyze bize yünün nasıl eğirilip iplik haline getirildiğini gösterdi. Tek bir çorap örebilmek için bunlardan kaç tane yapılması gerektiğini söylemişti, sayısı aklımda kalmadı ama ÇOKTU! Zamane gençleri bunu yapmıyormuş neyseki 🙂

Karagöl

Dönüş yolumuzda, Trabzon Havaalanına yine gezi otobüsümüzle giderken Karagöl’e uğradık. Bir gün önce bahardan kalma bir havada tişörtlerle gezerken, Karagöl’e indiğimizde birden kar bastırmasın mı! Tabi yola çıktığımızda hava güzel olduğu için benim çoraplarım da inceydi. Bavulum da çok altlarda kaldığından kalın bir çorap alamadım. Sevgili arkadaşım Banu, bana bavulundan bir çift yün çorap çıkarıp verdi. O yün çorabın verdiği mutluluğu hala hatırlarım…

30 Ekim’de Karagöl, yılın ilk karı ile uğurladı bizi…

Vampir Oyunu

Son olarak, Macahel’de kaldığımız süre boyunca hemen her akşam grupla oynadığımız Vampir oyunundan da bahsetmem lazım. Oyun öyle bir hale geldi ki, oyun vakti gelsin diye akşamı iple çeker hale geldik. Banu’dan öğrendiğimize göre bu oyun bilgili azınlığın bilgisiz çoğunluğu yönetmesi temeline dayalı bir strateji oyunu.

Oyun şöyle oynanıyor: Grupta iki kişi vampir bir kişi büyücü oluyor, diğerleri ise köylü. Bir kişi de moderatör oluyor. Rollere ise kura ile karar veriliyor. Yani kişi sayısı kadar kağıt parçasından ikisine vampir, birine büyücü, diğerlerine köylü yazılıp kağıtlar kapatılıyor. Moderatör haricindeki herkes birer kağıt çekiyor. Herkes sadece kendisinin ne olduğunu biliyor. Köylülerin hedefi Vampir’lerin kim olduğunu bularak oyundan elemek ve ölümden kurtulmak, Vampirlerin hedefi iyi rol yaparak kimliklerini gizlemek ve oyun sonuna kadar oyunda kalabilmek. Büyücü’nün hedefi ise Vampir’in kim olduğunu tahmin edip köylünün gözünü açmaya çalışmak ve köylüyü doğru Vampir’i elemeye doğru yönlendirmek. Ama büyücü olduğunu söylemesi de yasak.

Moderatörün komutuyla bütün köy gözlerini kapatarak uykuya dalıyor, ardından moderatör “Vampir’ler gözlerini açsın” diyor. İki Vampir gözlerini açıp birbirlerini görüyorlar. Eğer birbirlerinin görüş açısında değillerse, moderatör birbilerini görmelerini sağlıyor. İki Vampir’in de oyun boyunca işbirliği yapması gerekiyor bu arada. Tabi bazı Vampir’ler canlarını kurtarmak için bazen diğer Vampir’i satabiliyorlar 🙂 Moderatör “Vampir’ler gözlerini kapatsın” diyor. Vampirler gözlerini kapatıyor. Moderatör bu sefer, “Büyücü gözünü açsın” komutunu veriyor. Büyücü gözünü açıp moderatörün kendisini görmesini sağlıyor. Oyunun başında sadece Moderatör kimin ne olduğunu biliyor. Büyücü de gözünü kapatıyor. Moderatör “Sabah oldu herkes gözünü açsın” komutu veriyor ve herkes gözünü açıyor. Sonra çeşitli diyaloglar ve sorgulamalarla Köy ahalisi Vampir kim? tahmini yapmaya çalışıyor. Moderatör köy ahalisine seçimlerini soruyor, En fazla Vampir tahmini yapılan kişi oyundan eleniyor. Kişi elendiğinde Moderatör elenen kişinin kimliğini açıklıyor. Moderatör “akşam oldu herkes uykuya dalsın” komutu veriyor. Herkes gözlerini kapatıyor. “Büyücü gözünü açsın” komutu ile büyücü gözünü açıp tek tahminde Vampir’in kim olduğunu işaretlerle moderatöre anlatarak tahmin etmeye çalışıyor. Moderatör yine işaretlerle “evet” ya da “hayır” diyor. Büyücü tekrar gözünü kapatıyor. Ertesi sabah olduğunda, yani herkes gözünü tekrar açtığında büyücü Vampir’in kim olduğunu yine bulmaya çalışıyor, eğer doğru tahmin yaptıysa da, köylüyü tahmin ettiği Vampir’i elemeye doğru yönlendirmeye çalışıyor.Ta ki, iki Vampir de elenene kadar oyun devam ediyor. Bana bir akşam peşpeşe bir kaç kez Vampir rolü geldi. Duygularını pek de kolay saklayamayan biri olarak çoğunlukla yakayı ele verdim. Son Vampir rolü geldiğinde ise iyi rol yaptığımdan değil ama, köy ahalisinin, “Yok canım bu kadar da üstüste aynı kişiye Vampir rolü gelme ihtimali çok düşüktür” diye düşündüğü için Vampir arkadaşım Füsun Hanım’la birlikte bütün köyü yedik 🙂

Oyuna kendimizi o kadar kaptırdık ki, dönüşte havaalanında uçağımızı beklerken de oynadık. Bana bu sefer büyücü denk geldi ama maalesef, başarılı vampirimiz Eyüp Bey rolünü çok iyi oynadığı için yanlış kişinin Vampir diye elenmesine neden oldum ve ben de elendim 🙂

Bu oyunun kökeni ve Macahel’le ilgili daha detaylı bilgiler edinmek isterseniz, Banu’nun www.gezinim.com‘da yayınladığı iki bölümlük gezi notlarını okumanızı tavsiye ederim. Yazısının sonunda ayrıca gezi için kendisinin araştırdığı kaynakları da paylaşmış.

Bumbulay Pansiyon İletişim Bilgileri

Rehberimiz Kenan’ın ailesine ait, kaldığımız Bumbulay Pansiyon’un iletişim bilgilerini de unutmayalım:

BUMBULAY PANSİYON
EFELER (EPRAT) KÖYÜ
YETKİLİ: NAZIM KAHYA
TEL: 0466 485 21 37 – 0532 652 41 96

İtalya gezi yazılarımda görüşmek üzere.

Şevğte bit!