İTALYA 5. GÜN: ROMA’YA DEVAM…

| 84 görseller

“AMOR” tersi “ROMA”

Aşk anlamına gelen “Amor” kelimesi tersten okununca “Roma” oluyor. Bu şehirde aşık olmasanız bile buraya aşık olursunuz 😉

Roma Forumu (Roman Forum)

(Fotoğraf No: 1,2)

Antik çağda Forum, katedraller, tapınaklar ve anıtlarla çevrili bir halk meydanıymış (piazza). Bulunduğu zemin sağlıksız ve sel baskınlarına yatkın olduğundan ilki Tarquins tarafından olmak üzere ve çeşitli kereler kurutma çalışmaları yapılmış. Lokasyonundan dolayı yerli halkın biraraya geldiğii ticaretin gerçekleştiği, senatonun bulunduğu, seçimlerinlerin gerçekleştiği, dini törenlerin ve adli yargılamaların gerçekleştiği bir alan olmuş.

Colosseum

(Fotoğraf No: 3-5)

Colosseum, Flavianus Amfitiyatronun yaygın olarak bilinen diğer ismidir. Adını muhtemelen hemen yanındaki, Colossus olarak bilinen devasa Nero heykelinden almaktadır. Yapımına 72 yılında Vespasian tarafından başlanmış, 80 yılında oğlu Titus tarafından tamamlanmıştır. 50.000 seyirci kapasiteli Colosseum, özel olarak yetiştirilmiş köleler olan gladyatörler yarışları ve imparatorluğun uzak köşelerinden Roma’ya getirilmiş olan vahşi hayvanlarla dövüşler gibi şiddet ve vahşet içerikli gösterilere sahne olmuş bir arenadır. Aynı zamanda bir çok erken dönem Hristiyanın şehitliği olarak da kullanılmıştır.

Romalılar Colosseum’un inşasında üstün teknik ve yaratıcılıklarını kanıtlamışlardır. Öyle ki, “Velarium” adı verilen bir tente sistemi ile seyircilerin hem yağmurdan hem de sıcaktan korunmasını sağlamışlardır. Yapı depremlerden ve insanların mermer ve dekorasyon parçalarını çalmak suretiyle verdikleri zararlardan arta kalan haliyle günümüze kadar ulaşmıştır.

Vittoriano Zafer Anıtı (The Victor Emanuel Monument)

(Fotoğraf No: 6-8)

Venedik Meydanında bulunan bu görkemli beyaz anıt, Vittoriano olarak da bilinien, İtalya’nın ilk kralı Vittorio Emanuele II’ye adanmıştır. Giuseppe Sacconi tarafından dizayn edilmiştir. “Risorgimento” sonrası İtalya’nın birleşmesi anısına dikilmiştir. Anıtın yapımına 1885’te başlanmış, ancak, kırk yıl sonra tamamlanmıştır. Birinci dünya savaşı sırasında hayatını kaybetmiş “meçhul asker” mezarı da burada bulunmaktadır.

İspanyol Merdivenleri ( Piazza di Spagna)

(Fotoğraf No: 9-13)

Burası Roma’nın en çok ilgi çeken dolayısıyla da bol turist kaynayan meydanlarından biri. Meydanın ortasında bot şeklinde çok güzel bir çeşme var; Fontana della Barcaccia (Fotoğraf No: 11, 12). Çeşme, Pietro Bernini tarafından dizayn edilmiş. Çeşmenin hemen yanından ise meydana ismini veren İspanol merdivenleri kıvrılarak çıkıyor. Merdivenler, 18.yy başlarında Francesco De Sanctis tarafından dizayn edilmiş. Merdivenlerin bittiği yerde, yukarısında ise, Maderno tarafından 16. yy’da Fransa Kralı XII Lois adına yapılmış Trinita dei Monti Klisesi bulunuyor.

Aşk Çeşmesi (Fontana di Trevi)

(Fotoğraf No: 15-26)

Aşk Çeşmesi’nin orijinal adı aslında Trevi Çeşmesi. Ona sadece biz Aşk Çeşmesi diyoruz. Kaynağı ise bu çeşmeyi konu alan aşk filmleri ve özellikle en ünlüsü Fellini’nin, 1960 yapımı “La Dolce Vita” isimli filmi.

Çeşme Trevi Ailesinin konutu olan binanın cephesine ailenin izni ile yapılmış. Papa Vatikan’dan geçip konutuna gelirken geçtiği her yer adım adım düzeltiliyormuş. Bu çeşme de bu amaçla, 17.yy sonlarına doğru, mimar Nicolo Salvi tarafından Papa Clement XII için inşa edilmiştir.

Tam ortasında okyanusların ve denizlerin tanrısı, Yunan mitolojisine göre Poseidon, Roma mitolojisine göre Neptün, Triton’lar (küçük deniz tanrıları) tarafından çekilen bir araba üzerinde görünür. Dört kadın heykeli dört mevsimi temsil eder. Meyveler bol tanelidir ve bereketi temsil eder.

 

Rivayete göre bu çeşmenin inşası sırasında, yanda bir berber dükkanı varmış ve meraklı bilmiş berber o öyle olmaz böyle olur diye sürekli işlerine karışıyormuş. Salvi de bunun üzerine, berberin kapısının önünden bir berber tası kabartıyor ve berber artık inşaatı göremiyor. Salvi adama kendi düzeyinden bir cevap vererek hayatının dersini veriyor ama adam bunu fark edemiyor. Reklamı yapıldı diye seviniyor. 🙂

BRUNO

(Fotoğraf No: 27)

Giordano Bruno(1548-1600), Rönesans filozofu, evrenin sonsuzluğu ve evrende dünya dışında başka gezengenler olduğu gibi görüşlerinden dolayı Engizisyon mahkemesi tarafından sapkın olarak ilan edilip bugün heykelinin bulunduğu Campo de Fiori Meydanı’nda diri diri yakılarak öldürülmüş. Günümüze kadar gelmiş “İki Şey” olarak bilinen ünlü sözleri:

İki şey ‘kalitesiz insan’ların özelliğidir:

  1. Şikayetçilik
  2. Dedikodu

İki şey çözümsüz görünen problemleri bile çözer:

  1. Bakış açısını değiştirmek
  2. Karşındakinin yerine kendini koyabilmek

İki şey yanlış yapmanı engeller:

  1. Şahıs ve olayları akıl ve kalp süzgecinden geçirmek
  2. Hak yememek

İki şey kişiyi gözden düşürür:

  1. Demagoji 
  2. Kendini ağıra satmak (övmek, vazgeçilmez göstermek)

İki şey insanı ‘nitelikli insan’ yapar:

  1. İradeye hâkim olmak
  2. Uyumlu olmak

İki şey insana ‘ekstra değer’ katar:

  1. Hitabet ve diksiyon eğitimi almak
  2. Anlayarak hızlı okumayı öğrenmek

İki şey geri bırakır:

  1. Kararsızlık
  2. Cesaretsizlik

İki şey kâşif yapar:

  1. Nitelikli çevre
  2. Biraz delilik

İki şey ömür boyu boşa kürek çekmememizi sağlar:

  1. Baskın yeteneği bulmak
  2. Sevdiğin işi yapmak

İki şey başarının sırrıdır:

  1. Ustalardan ustalığı öğrenmek
  2. Kendini güncellemek

İki şey başarıyı mutlulukla beraber yakalamanın sırrıdır:

  1. Niyetin saf olması
  2. Ruhsal farkındalık

İki şey milyonlarca insandan ayırır:

  1. Sorunun değil, çözümün parçası olmak
  2. Hayata ve her şeye yeni (özgün, orijinal, farklı) bakış açısıyla yaklaşabilmek

İki şey gelişmeyi engeller:

  1. Aşırılık (mübalağa, abartı, ifrat)
  2. Felakete odaklanmış olmak

İki şey çözüm getirir:

  1. Tebessüm (gülümseme)
  2. Sükût (susmak)

İki şeyin değeri kaybedilince anlaşılır:

  1. Anne
  2. Baba

İki şey geri alınmaz:

  1. Geçen zaman
  2. Söylenen söz

İki şey ulaşmaya değerdir:

  1. Sevgi
  2. Bilgi

İki şey “hayatta önemli olan her şey” içindir:

  1. Nefes alabilmek
  2. Nefes verebilmek

 

Piazza Navona

(Fotoğraf No: 28-35)

Burası şehrin en hareketli ve renkli meydanlarından biri. Akşamları daha güzel oluyor. Eğer Roma’da bir günden fazla kalacaksanız buraya birden fazla kez gelmek isteyeceğinizi garanti ederim.

İmparator Domitian zamanında yerinde stadyum olan bu meydan yenilenmiş ancak stadyumun elips şekli korumuştur. Bu meydanda üç adet çeşme bulunuyor. Ortadaki ünlü Dört Nehir Çeşmesi’dir. Papa Innocent X adına Bernini ve öğrencileri tarafından yapılmıştır. Ortasında bir obelisk yer alır. Dibindeki dört heykel ise dört nehri; Ganj Asya’yı, Nil Afrika’yı, Tuna Avrupayı, Plata Nehri ise Amerika’yı temsil eder. Meydanın güneyindeki Moor Çeşmesi, ilk olarak Della Porta tarafından dizayn edilmiş, sonrasında Bernini ve G. Mari tarafından revize edilmiştir. Meydanın diğer ucunda ise Neptün Çeşmesi bulunur.

Meydanın kenarını çevreleyen önemli yapılar; Sant’Agnese in Agone Klisesi (17.yy) , Santa Maria dell’Anima Klisesi (16.yy), Santa Maria della Pace (15.yy) ve bugün Brezilya elçilik binası olan Palazzo Pamphilj’dir.

DELLA PALMA – Gelato Di Roma

(Fotoğraf No: 36-39)

Sadece burada dondurma yemek için bile Roma’ya gelinir. Hayatınızda bu kadar çeşit dondurmayı bir arada görmemişsinizdir. Panteon ziyareti öncesi ya da sonrası mutlaka uğrayın. En az bir kez daha gitmek isteyeceğinizi  garanti ederim 😉

Panteon

(Fotoğraf No: 42-53)

Panteon, günümüze kadar en iyi şekilde korunmuş Roma tapınağıdır. M.Ö. 27’de Roma’nın tüm tanrıları için Augustus’un damadı Marcus Agrippa tarafından inşa edilmiştir. M.S. 80 yılında bir yangında tahrip olmuş, Hadrian zamanında (M.S. 110-125 yılları arasında) yeniden inşa edilmiştir. 609 yılında tapınak, Papa Boniface IV tarafından bir hristiyan klisesi olarak kutsanmıştır. Klise, Raphael Sanzio, mimar Baldassarre Peruzzi ve Vignola, ressam Annibale Caracci gibi ünlü İtalyan sanatçıları ve İtaya kralları Victor Emanuel II, Umberto I, kraliçe Margherita gibi kraliyet ailesi üyelerinin gömüldüğü yer olmuştur.

Hristiyanlığa geçiş sonrasında yapısında değişim yapılmaya tek Roma tapınağıdır. Ancak bir önceki yazımda ( İTALYA 5. GUN: ROMA – VATİKAN Fotoğraf No:29-32 ) belirttiğim gibi, tapınağın tüm bronz dekorasyon parçaları ve kubbenin bronz kaplamaları sökülüp eritilerek, San Pietro Katedralinin içinde bulunan ve  paganizmden tek tanrılı dine geçişin simgesi olarak da kabul edilen, Bernini’nin devasa kubbesi Baldacchino’ya dönüştürülmüştür.

Trastevere

(Fotoğraf No: 67-76)

Turistik ve tarihi önemli noktaların yanında, kendine özgü hareketli ve renkli atmosferiyle, yerel bohem hayatının merkezi olan Trastevere’yi de görmenizi tavsiye ederim. Trastevere nehrin Vatikan tarafında yer alıyor. Sisto köprüsünü (Ponte Sisto) geçince karşınıza çıkan Piaazza Trilussa üzerinden devam edip bu bölgeye ulaşabilirsiniz. Santa Maria in Trastevere Klisesi de burada yer alır.